VAR OLUŞ GAYEMİZ

Suffe Meclisi, inşa edilmeye çalışılan yenidünya düzenine ve kutsal tanımayan moderniteye rağmen muazzez İslam davasına sahip çıkacak ve kurtuluşu “köklerinde” arayacak; keşf-i kadîmi mesnet bilip ulu hocaları olarak Necip Fazılları, Sezai Karakoçları, Mehmet Akifleri üstat telakki edecek; iman-fikir ve harekette “Kim var?” denildiğinde sağına ve soluna bakmadan ”Ben varım!” deme hüviyetini kendinde bulabilecek; ilimde, fikirde ve harekette kendini yetiştirmiş ve tekâmülünü ehl-i sünnet çizgisine sarılmakla elde etmiş hasbî insan yetiştirebilmeyi var oluş sebebi olarak telakki eder. Suffe Meclisi, ibâre ve metnin ifadeye dönüştüğü; ilim, fikir ve hareketleriyle; muhalled eserleriyle; ümmetin problemlerini dert edinmesiyle kadim ulemanın açtığı yolu yön telakki eden medresedir. Suffe Meclisi, Hz. Mustafa’nın sünnetini hayatın tüm şubelerine teşmil etme, yıkılmaya ve zedelemeye çalışılan Ehl-i Sünnet omurganın, yeniden hayata hâkim olmasını temin edebilmeye taliptir. Tefsir’de son sözü yine Beydâvîlere, Ebussuudlara; Fıkıh’ta Ebû Hanifelere, Şâfîlere, Serahsîlere; Hadis’te Buhârî, Müslim, Ebû Dâvudlara; Kelam’da Cürcânî, Teftezânîlere vermeyi; Süleymaniye ve Fâtih kütüphanelerine asıl maksadına müncer olarak yeniden girebilmek; hayatı oradan okuyabilmeyi gaye edinen külliyedir. Bu açıdan Suffe Meclisi; Fatih’ten ve Süleymaniye’den devraldığımız mirasın manevi emanetine liyakat göstermeyi gaye edinen; Necip Fazılın “Büyük Doğu” ve Sezai Karakoç’un “Diriliş Ruhuna” sahip gençlerini yetiştirmeye hizmet eden yeni medresedir.

Okutulan Dersler